Ticari Haberler

Yabancı yatırım yüzde 6,2 arttı

     Çin'in bu yılın ilk 9 ayında fiilen değerlendirdiği yabancı yatırım, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,22 artarak 88,6 milyar dolara ulaştı.

     Ticaret Bakanlığı tarafından bugün (17 Ekim) yayımlanan verilere göre, eylül ayında kullanılan yabancı yatırım miktarı yüzde 4,88 artarak 8,84 milyar doları buldu. Böylece yabancı yatırım kullanımında 8 aydır devam eden artış korundu.

     Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Shen Danyang, bugün düzenlenen aylık basın toplantısında, hizmet sektöründe yabancı yatırım artışının 9 aydır korunduğunu; Asya, AB ve ABD'nin yatırımlarında hızlı artış görüldüğünü, orta ve batı kesimlerinin doğu kesiminden daha hızlı yatırım çektiğini belirtti.

Çin Türkiye'nin En Büyük Üçüncü Ticari Ortağıdır.

Çin Halk Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Yu Hongyang, Çin'in Türkiye'nin en büyük üçüncü ticari ortağı olduğunu belirterek, "Çin, Türkiye ile ekonomik işbirliği yapmaya hazırdır" dedi.

Büyükelçi Yu Hongyang, beraberinde bazı iş adamları ile Niğde Belediye Başkanı Faruk Akdoğan'ı ziyaret etti.

Yu Hongyang, burada yaptığı açıklamada, Türkiye'nin her yerini görmek istediğini, Çinli firmaların Niğde'de yatırım yapmaları halinde ne gibi avantajlarının olduğunu görmek için ziyaret düzenlediklerini söyledi.

 

Çin Halk Cumhuriyeti'nin son 20 yılda gayri safi milli hasılasını kat kat artıran bir ülke konumuna geldiğini aktaran Yu Hongyang, "Türkiye de yine son yıllarda önemli gelişmeler yaşayan, gelişimini sağlayan bir ülkedir. Çin, Türkiye ile ekonomik işbirliği yapmaya hazırdır. Biz zaten bugün itibarıyla Türkiye'nin en büyük üçüncü ticari ortağı konumundayız" ifadelerini kullandı.

Çin'den dış yatırımlar "füze hızıyla" artıyor

Çin'in Rusya'ya yaptığı yatırımlar, deyim yerindeyse "füze hızıyla" artıyor: 2013 yılında artış yüzde 518,2.

Çin şirketlerinin ABD'ye yaptığı yatırımlardaki artış hızı, Rusya'nın çok gerisinde olmakla birlikte, azımsanacak gibi değil: 2013 yılında yüzde 125!

Rus petrol şirketi Rosneft ile Çin Ulusal Petrol Şirketi, Ekim ayında bir ortaklık anlaşması yaptıklarını açıklamışlardı. İki şirket, anlaşmayla ilgili bir değer belirtmediler ama Doğu Sibirya ve Uzak Doğu'da petrol rezervlerini ortaklaşa geliştireceklerini bildirdiler.

Bir Çin şirketinin ABD'de yaptığı en büyük satın alma girişimine Eylül ayında yeşil ışık yakıldı. Çinli şirket Shuanghui Uluslararası Holding, ABD'nin dev şirketi Smithfield Foods için 7 milyar 100 milyon dolar teklif etmişti.

Çin'in dışarda doğal kaynaklara yatırım yaptığı hep konuşulur. Son on yıl boyunca Çin şirketleri Afrika, Latin Amerika ve Avustralya'da pek çok doğal kaynak işletmesini edindi. Bu süreç, geçen yıl da devam etti. Çin Ulusal Offshore Petrol şirketi, Uganda'nın Albert gölü kıyılarında petrol arama hakkının yüzde 33 hissesini 1 milyar 400 milyon dolara satın aldı.

Çin merkezli yatırım fonu A Capital'in açıkladığı rakamlara göre Çin'in doğrudan dış yatırımlarının bileşimi de değişiyor. Geçen yılın ilk dokuz ayında Çin'in doğal kaynaklara yaptığı doğrudan dış yatırımlar yüzde 7,7 artarken, sanayi ve hizmetlerde yaptığı doğrudan dış yatırımlar yüzde 46 arttı. 2012 yılının aynı döneminde 22 milyar dolar olan doğal kaynak yatırımları, 2013'te 23 milyar 700 milyon dolara yükseldi. Doğrudan dış sanayi ve hizmet yatırımları ise 12 milyar 600 milyon dolardan 17 milyar 900 milyar dolara yükseldi.

Beijing ve Brüksel'de ofisleri bulunan A Capital'in kurucusu ve müdürü Andre Loeskrug-Pietri, kaynaklara yapılan yatırımların artık büyük bir hikaye olmadığı ve asıl ilginç olanın Çin'in sanayi ve hizmetler alanındaki doğrudan dış yatırımları olduğu görüşünde.

Loesekrug-Pietri'nin firmasının, Çin'in doğrudan dış yatırım büyümesine ilişkin raporuna gore, Çin ekonomisi on yılda 2,5 kat daha küreselleşti.

Great China şirketi ile Uluslararası Yönetim Danışmanlığı şirketi AT Kearney'in yönetici ortağı, Johnson Chng, Çin'in doğrudan dış yatırım yükseliş eğrisinin çok etkileyici olduğunu düşünüyor. Johnson Chng, bu değişimin sadece özel işletmelerde değil, devlete ait işletmelerde de yaşandığına işaret ediyor.

Johnson Chng, "Çinli şirketlerin hangi coğrafi konumda, hangi hedefleri gerçekleştireceklerini bildiklerini ve oraya odaklandıklarını söylüyor.

Johnson Chng Çinli işletmelerin Hassas teknoloji için Almanya'ya, lüks moda için Fransa ve İtalya'ya ve yüksek teknoloji için ABD'ye gittiklerini belirtiyor.

Hong Kong merkezli özel sermaye şirketi China High Growth'un (CHG) Başkanı ve Hong Kong Yasama Konseyi'nin eski üyesi Paul M Cheng, Çinli şirketlerin Avrupa ve ABD'deki varlık değerlemesinde, mali krizin bir sonucu olarak yaşanan fiyat düşüşlerinden yararlandığını söylüyor. Paul M Cheng şunları söyledi:

"Önümüzdeki beş ila 10 yıl içinde çok daha fazla yatırım göreceğiz. Bu Çinli şirketler için araştırma ve geliştirme çalışmalarını, teknolojilerini geliştirmek için bir fırsat. Ayrıca, markalar yaratabilirler. Küresel ölçekte çok az Çin markası var."

 

Çin'in rüzgar gücü ABD'yi geride bıraktı

Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyine göre, geçen yıl rüzgar enerjisi kurulu gücünde 91 bin 424 megavatla dünya lideri olan Çin, bu alanda aralarında Amerika'nın da bulunduğu bazı kıtaları geride bıraktı.

Geçen yıl dünyadaki toplam 318 bin 136 megavatlık rüzgar enerjisi kurulu gücünün yüzde 59'una karşılık gelen 186 bin 765 bin megavata, Çin, ABD ve Almanya'nın oldu.

Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyince yayımlanan "Küresel Rüzgar İstatistikleri 2013 Raporuna" göre, rüzgar enerjisi kurulu gücünün en yüksek olduğu kıta 121 bin 474 megavatla Avrupa olurken, bu kıtayı, 115 bin 939 megavatla Asya, 70 bin 885 megavatla Kuzey Amerika, 4 bin 709 megavatla Latin Amerika ve Karayipler, 3 bin 874 megavatla Pasifik ve 1255 megavatla Afrika ve Orta Doğu izledi.

Avrupa'da rüzgar enerjisi kurulu gücünde 34 bin 250 megavata sahip olan Almanya'yı 22 bin 959 bin megavatla İspanya, 10 bin 531 megavatla İngiltere, 8 bin 552 megavatla İtalya, 8 bin 254 megavatla Fransa takip etti. Asya kıtasında ise dünya lideri Çin'in ardından listede, 20 bin 150 megavatla Hindistan, 2 bin 661 megavatla Japonya ve 614 megavatla Tayvan yer aldı. Kuzey Amerika'da liste başında, 61 bin 91 megavatla dünya ikincisi olan ABD bulunurken, ikinciliği 7 bin 803 megavatla Kanada, üçüncülüğü 1992 megavatla Meksika aldı.

Türkiye Avrupa'da 10. sırada

Rüzgar enerjisinde kurulu gücünü geçen yıl yüzde 28 artışla 2 bin 959 megavata yükselten Türkiye, Avrupa'da Hollanda'yı geride bırakarak 10. sırada yer aldı.

Türkiye'de en fazla rüzgar santralinin bulunduğu Ege Bölgesi, rüzgar enerjisi kurulu gücünün yüzde 40'ına (1210 megavat) sahip. Bu bölgeyi yüzde 35 ile (1054 megavat) Marmara Bölgesi izlerken, Akdeniz Bölgesi yüzde 14 oranındaki (435 megavat) kurulu güçle üçüncü sırada yer alıyor. İnşa halindeki santrallerin bölgelere göre dağılım listesinde ilk sırayı yüzde 42 oranla Marmara Bölgesi alıyor. Marmara'yı yüzde 38'le Ege, yüzde 15'le Akdeniz izliyor.

Türkiye'de rüzgar enerjisi alanında 2014'te inşaat izinlerinin alınması halinde 1,2 milyar avroluk yatırım öngörülüyor. Rüzgar enerjisindeki kurulu gücünü 5 yılda 8 kat artıran Türkiye, bu yıl 800-1000 megavatlık ilave ile bu gücünü 4 bin megavata çıkarmayı hedefliyor.

Kaynak: AA

Nokia X Çin'de dört günde 1 milyon sattı!

Nokia'nın ilk Android tabanlı telefonu olan Nokia X daha satışa çıkmadan dört günde 1 milyon adet önsipariş aldı.

Çinler Nokia'nın yeni telefonuna yoğun ilgi gösterdi. 25 Mart tarihinde satışa çıkması beklenen veAndroid işletim sistemini kullanan ilk Nokia telefon olma özelliğine sahip olan Nokia X sadece 4 günlük önsipariş sürecinde 1 milyon adet satmayı başardı.

Türkiye'de 500 TL'ye satışa sunulması beklenen Nokia X'in özelliklerine gelince: 4 inç'lik ekrana sahip olan Nokia X, 800x480 piksel ekran çözünürlüğüne ulaşabiliyor. 1 GHz hızında dört çekirdek işlemciden güç alan Nokia X'de 4 GB depolama hafızası yer alıyor.

Üzerinde yer alan microSD kart yuvası ile toplam hafızası artırılabilen cihazın arka yüzünde ise 3 megapiksel dahili kamera bulunuyor.

Kaynak: Mynet

Çin yuanın işlem bandını 2 katına çıkardı

Çin, yavaşlayan ekonomik büyümenin yuanın güçleneceği iddialarını azaltması ile, para biriminin dolar karşısındaki günlük işlem bandını iki katına çıkardı.

Çin'de merkez bankası (PBOC) tarafından yapılan açıklamaya göre, yuan pazartesi gününden itibaren, merkez bankası tarafından spot kurda fiks edilen seviyenin her iki tarafından, yüzde 2 üst sınırına kadar dalgalanabilecek. İşlem bandı en son Nisan 2012'de yüzde 0.5'ten yüzde 1'e genişletilirken, daha önce Mayıs 2007'de yüzde 0.3'ten yüzde 0.5'e artırılmıştı.

Çin yöneticilerinin döviz kurunu daha piyasa odaklı hale getirilmesi ve sermaye giriş çıkışlarının daha serbest olmasına yönelik açıklamalarının bir sonucu olarak, yuanın işlem bandı genişletildi. PBOC ayrıca, para biriminin işlem bandının sistemli bir şekilde genişletilmesi şeklindeki 2014 yılı hedefleri doğrultusunda, yuanın iki yönlü esneklik oranının artırılmaya devam edileceğini belirtti.

Hong Kong'ta bulunan Bank of America Corp. şef Çin ekonomisti Lu Tin, "Bandın genişletilmesi, PBOC'nin yuanın tek yönlü hareketinin sona erdiği yönündeki sinyallerini güçlendiriyor ve ilerleyen dönemde çok daha fazla yuan/dolar volatilitesi bekleyebiliriz" dedi.

    Kaynak: Bloomberg

Türkmenistan Aşamalı Olarak Çin'e Doğalgaz İhracatını Arttıracak

 

    Türkmenistan, 2009 yılında Çin'e başlattığı doğalgaz ihracatını aşamalı olarak arttırmayı hedefliyor. Türkmenistan, önümüzdeki yıllarda Çin'e doğalgaz ihracatını yıllık 65 milyar metreküpe çıkaracak.

    Bakanlar Kurulu toplantısında konuşan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, ülkesindeki doğalgaz arama çalışmalarının hızlandırılmasını isteti. Türkmen lider, aşamalı olarak Çin'e doğalgaz ihracatını arttırmak istediklerini söyledi. Bağtıyarlık bölgesindeki ikinci doğalgaz arıtma tesisinin inşaatının sürdüğünü hatırlatan Berdimuhamedov, bu bölgenin Çin'e ihraç edilen doğalgazın rezervlerini içerdiğini dile getirdi. Bölgedeki doğalgaz tesisleri ve arama çalışmaları, Çin Ulusal Petrol Şirketi (CNPC) tarafından yapılıyor.

    Türkmen gazının Çin yolculuğu 2009 yılında başladı. Türkmenistan-Çin doğalgaz boru hattının A,B,C hatları çekilde ve sözkonusu hatlar Özbekistan ve Kazakistan topraklarından geçerek, Çin'e ulaşıyor. Projenin D hattının inşa edilmesi öngörülüyor. D hattı Türkmenistan'dan başlayarak, Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan üzerinden Çin'e ulaşacak. Bununla ilgili anlaşma, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in Eylül 2013'de gerçekleştirdiği Orta Asya ziyaretinde imzalanmıştı.

    2020 yılına kadar dört hattında faal duruma gelmesi bekleniyor. Pekin yönetimi 2020 yılına kadar Orta Asya'dan doğalgaz ihracatını 80 milyar metreküpe çıkarmayı hedefliyor. Bu rakam, Çin'in toplam enerji ithalatının yüzde 40'ını oluşturacak. Pekin hükümeti, Orta Asya bölgesinden en çok gazı Türkmenistan'dan alacak.

    Dünyanın doğalgaz rezervleri bakımından en büyük 4. ülke olan Türkmenistan, Çin başta olmak üzere Iran ve Rusya'ya da doğalgaz satıyor.

    Kaynak: Haberler.com

Şubat enflasyonu yüzde 2

    Şubat ayında Tüketici Fiyatlar Endeksi'nin (TÜFE) geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 oranında arttığı açıklandı.

    Çin İstatistik Bürosu tarafından verilen bilgilere göre, Şubat'ta gıda fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,7, taze meyve fiyatları yüzde 19,7, deniz ürünleri yüzde 4,7, taze sebze fiyatları yüzde 3,3 oranında arttı. Aynı dönemde tahıl fiyatları yüzde 2,8 artarken, et fiyatları yüzde 3 azaldı.

    Kaynak: CRI

Çin: Ticareti daha da kolaylaştıracağız

    Çin Ticaret Bakanı Gao Hucheng, 2014 yılında ticarette kolaylığı daha da güçlendireceklerini açıkladı.

    Gao Hucheng bugün (3 Mart) düzenlenen Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı yıllık toplantısının açılış töreni öncesinde yaptığı açıklamada, 2013 yılında Çin'de mal ticaretinin 4,16 trilyon ABD Doları'na ulaşarak dünyada birinci sırada bulunduğunu hatırlattı. Buna rağmen Çin'in hâlâ güçlü bir ticaret ülkesi olmadığına dikkat çeken Bakan Gao Hucheng, Çin'den ihraç edilen malların katma değerinin düşük olduğunu ve önümüzdeki günlerde mal niteliğinin yükseltilmesi için daha etkin çaba harcayacaklarını vurguladı.

    Gao Hucheng, sistemden kaynaklanan kârın kamuya dağıtılmasını pekiştireceklerini, reformu güçlendireceklerini ve alt kademelere daha fazla onay yetkisi vereceklerine işaret ederek, böylece işletmelere nitelikli hizmet sunacaklarını ve daha fazla ticaret kolaylığı sağlayacaklarını söyledi.

    Gao Hucheng ayrıca, yeni yılda belirsiz unsurlar karşısında kapsamlı hazırlıklar yaptıklarını ifade etti.

Kaynak: CRI

Tekstil sektöründe istikrar sürüyor

    Yurt içi ve yurt dışında piyasa şartlarının genel olarak iyileşmesi nedeniyle Çin tekstil sektörünün 2014 yılında istikrar eğilimini sürdürmesi bekleniyor.

    Çin Tekstil Sanayi Federasyonu tarafından dün (24 Şubat) yapılan açıklamaya göre, 2013 yılında tekstil sektöründe gerçekleştirilen kâr 2012 yılına göre yüzde 16 oranında arttı.

    Uzmanlar, 2013 yılında emek gücü masrafındaki artış, pamuk fiyatlarında yükseliş ve Renminbi değerinde artış gibi çeşitli olumsuz unsurlara rağmen, Çin tekstil işletmelerinde gelişme durumunun nispeten yüksek bir büyüme hızını koruduğunu ileri sürdü.

    Yeni yılda tekstil işletmelerinin kapsamlı rekabet gücünü artırmak ve gelişme tarzını dönüştürmek gibi zor çalışmalarla karşı karşıya bulunacakları belirtiliyor.

 

    Kaynak: CRI

Pages

Subscribe to RSS - Ticari Haberler