nato

Kabil'de NATO askeri konvoyuna bombalı saldırı

Afganistan'ın başkenti Kabil'de NATO askerlerini taşıyan konvoya yönelik bombalı saldırıda ölen ve yaralananlar olduğu bildirildi.

Yetkililer, bir saldırganın yerel saatle 08.00 sularında bomba yüklü araçla ABD Büyükelçiliği yakınından geçen NATO konvoyuna yaklaşarak intihar saldırısı düzenlediğini açıkladı.

Saldırganın bombayı infilak ettirmesi sonucu ölen ve yaralananlar olduğu duyuruldu.

Bombalı saldırıya uğrayan araçların hangi ülkeye ait olduğu henüz bilinmiyor.

Henüz saldırıyı üstlenen olmadı.

NATO'dan Türkiye açıklaması

Kuzey Atlantik Anlaşması İttifakı (NATO) Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Malta'nın başkenti Valletta'da yapılan AB Savunma Bakanları toplantısında, Türkiye'ye ilişkin açıklamada bulundu. 

Türkiye'de, dün emniyet teşkilatından Fetullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle 9 bini aşkın polisin açığa alınmasıyla ilgili soru üzerine Stoltenberg, "Başarısız darbe girişimine maruz kalan Türkiye'nin kendini savunma ve bunun arkasındaki kişileri bulma hakkı var ama bu hukukun üstünlüğüne saygı içinde olmalı." ifadesini kullandı.

İttifak içinde Türkiye'nin askeri güç bakımından ABD'nin hemen ardından ikinci sırada geldiğine dikkati çeken Stoltenberg, "Türkiye kilit ortağımız. Bu pek çok nedenden ötürü böyle, gerek jeostratejik gerek her türlü şiddeti gözlemlediğimiz Irak ve Suriye ile sınırı olması gerekse Karadeniz'de Rusya'ya yakınlığıyla. Türkiye pek çok terör saldırısına maruz kaldı. Başka bir müttefik bu kadarına maruz kalmadı." diye konuştu.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg: Gelişmenin tüm sorumluluğu Suriye rejiminindir

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ABD'nin Suriye askeri üssünü vurması ile ilgili gelişmede tüm sorumluluğun Suriye rejiminde olduğunu belirterek, "Herhangi bir kimyasal silah kullanımı kabul edilemez, karşılıksız kalamaz ve failler sorumlu tutulmalı." dedi.

Stoltenberg, ABD'nin Esed rejimine ait Şayrat Askeri Üssünü vurması ile ilgili yazılı açıklama yaptı. ABD'nin aralarında çocukların da olduğu birçok kişinin ölmesine yol açan "dehşet verici" kimyasal saldırı sonrası üssü vurduğunu kaydeden Stoltenberg, "Bu gelişmenin tüm sorumluluğu Suriye rejiminindir." dedi. 

NATO'nun, uluslararası norm ve anlaşmaların ihlali anlamına gelen kimyasal silah kullanımı nedeni ile Suriye rejimini sürekli olarak kınadığını kaydeden Stoltenberg, "Herhangi bir kimyasal silah kullanımı kabul edilemez, karşılıksız kalamaz ve failler sorumlu tutulmalı. NATO, kimyasal silah kullanılmasını uluslararası barış ve güvenliğe bir tehdit olarak görüyor. " ifadesini kullandı.

NATO Genel Sekreteri, Suriye'de barış ve siyasi çözüm sağlanması amaçlı tüm uluslararası çabaları desteklediklerini de kaydetti. 

NATO'dan Türkiye ve Avusturya'ya Önemli Çağrı

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye ile Avusturya arasındaki gerginlik nedeniyle bazı NATO programlarının başlatılamaması hakkında açıklamada bulundu.

Reuters'ın haberine göre Stoltenberg, Avusturya ile Türkiye arasındaki gerilimi "talihsiz" olarak nitelendirdi. Bu sebeple bazı ortak iş birliği programlarının başlatılamadığını söyledi. Stoltenberg, iki ülkeyi aralarındaki anlaşmazlığı çözme yolunda hızla adım atmaya çağırdı.

Ankara ile Viyana arasındaki ilişkiler, geçen yıl sonunda Avusturya'nın Türkiye ile AB arasında yürütülen müzakerelerin dondurulması için çağrı yapmasının ardından gerilmişti.

Türkiye ile Avrupa arasındaki 'toplantı' gerilimi sürerken, geçtiğimiz günlerde de Avusturya Başbakanı Christian Kern, Türk bakanların 16 Nisan referandumu için Avusturya'da seçim kampanyası yapmak istemeleri durumunda bunu engellemeye çalışacağını söylemişti. Kern'in bu açıklaması, iki ülke ilişkilerinin daha da gerilmesine neden olmuştu.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg: Bütün müttefikleri sakin olmaya çağırıyorum

NATO Genel Sekreteri Jens StoltenbergNATO karargahında 2016 yıllı faaliyet raporuna ilişkin düzenlediği basın toplantısında, Hollanda'nın diplomatik skandalına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Gerilimin azaltılması ve ortamın sakinleştirilmesi adına birleştirici unsurlara yoğunlaşılmasının önemine dikkati çeken Stoltenberg, "Bütün müttefikleri karşılıklı saygı göstermeye, sakin olmaya ve ölçülü yaklaşım göstermeye çağırıyorum. Güçlü münazaralar demokrasilerimizin özündedir fakat karşılıklı saygı da öyle." diye konuştu.

Hollanda'dan diplomatik skandal 

Hollanda hükümeti, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın Türk toplumuyla ve diplomatik temsilcilerle bir araya gelmek amacıyla geçen hafta sonu yapacağı ziyaretleri engellemişti.

Rotterdam'da Başkonsolosluğuna geçmesine müsaade edilmeyen Kaya'nın önce korumaları gözaltına alınmıştı. Kaya'yı aracından çıkarmaya çalışan polis, vinçli çekici getirip aracı zorla çekme girişiminde bulunmuştu. Aracın kilidini açmak zorunda kalan Bakan Kaya, başka bir araçla polis eskortuyla Almanya'ya götürülmüştü.

Hollanda güvenlik güçleri, Kaya'ya destek vermek için gelen binlerce Türk vatandaşına polis köpekleri ve atlı polislerle sert şekilde müdahalede bulunmuştu.

Dışişleri Bakanlığı halen izinli olarak Türkiye dışında bulunan Hollanda Büyükelçisinin bir müddet görevine dönmemesini istemişti. Hollanda'nın Ankara Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonsolosluğunun giriş ve çıkışları güvenlik gerekçesiyle kapatılmıştı.

İngiltere Savunma Bakanı Fallon: AB, NATO'ya alternatif savunma yapıları oluşturmaktan kaçınmalı

İngiltere Savunma Bakanı Michael FallonAvrupa Birliği’nin (AB) NATO'ya alternatif savunma yapıları oluşturmaktan kaçınması gerektiğini söyledi.

Brüksel'de düzenlenen AB Dışişleri ve Savunma Bakanları Toplantısı öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulunan Fallon, "Bugün AB’yi NATO ile daha yakın iş birliği yapmaya ve savunma yapılarını gereksiz yere çoğaltmaktan kaçınmaya çağıracağız." dedi.

NATO ile AB'nin siber güvenlik dahil olmak üzere yeni tehditlere karşı iş birliği yapması gerektiğini dile getiren Fallon, "AB'den ayrılsak da Avrupalı ortaklarımızla savunma ve güvenlik konularında ve terörle mücadelede iş birliğini sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

Bu kapsamda İngiltere’nin bu ay içinde Estonya’ya, daha sonra da Polonya’ya asker, Romanya’ya da Kraliyet Hava Kuvvetlerine (RAF) ait jetler konuşlandıracağını aktaran Fallon, ülkesinin Akdeniz’deki göçmen kurtarma ve insan kaçakçılığıyla mücadeleye dönük Avrupa görevinde oynadığı rolü de sürdüreceğini kaydetti.

AB dışişleri ve savunma bakanlarının bugünkü toplantıda Brüksel’de küçük bir askeri komuta merkezi kurulması üzerinde anlaşması bekleniyor. Komuta merkezinin ilk aşamada AB’nin Mali, Somali ve Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki askeri eğitim operasyonlarını yönetmesi bekleniyor.

İngiltere, 2011 ve 2013'te benzer kararları veto etmişti ancak bu defa vetosunu kullanmayacağı belirtiliyor.

Trump'tan NATO'ya iş birliği taahhüdü

ABD Başkanı Donald Trump'ın, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile telefonda görüştüğü bildirildi.

Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, iki liderin Washington'un NATO'ya verdiği desteği ve ittifakın diğer üyelerini savunma harcaması taahhütlerine uymaları için neler yapılabileceğini konuştukları belirtildi.

Açıklamada, "Ayrıca, taraflar Ukrayna sınırındaki çatışmasına potansiyel barışçıl bir çözümü konuştu. NATO'nun karşı karşıya kaldığı tüm güvenlik sorunları konusunda yakın temas ve iş birliği yapmaya devam edileceği konusunda mutabık kaldılar. Başkan Trump, Mayıs ayının sonlarında Avrupa'da yapılacak olan NATO liderler zirvesine katılacağını kabul etti." ifadeleri yer aldı.

Trump'ın ayrıca Yeni Zelanda Başbakanı Bill English ile telefon görüşmesi yaptığı kaydedilen açıklamada, iki liderin yakın dostluk ve ikili ittifaka devam etmekte mutabık kaldıkları aktarıldı. Açıklamada, Başkan Trump'ın Yeni Zelanda liderine ABD'nin Asya ile olan angajmanına bağlı kalacağını yinelediği ifade edildi.

Türkiye'ye 'tam NATO üyeliği' vermek istememişler

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) tarafından gizliliği kaldırılarak internet kullanıcılarının erişimine açılan belgelerde, 1950 yılında Türkiye'ye NATO'da tam üyelik verilmesi yerine Akdeniz'in korunması için NATO'nun askeri planlama görüşmelerine davet edilmesi konusunda anlaşmaya varıldığı ortaya çıktı.

CIA'in 22 Eylül 1950 tarihli "Çok Gizli" damgalı istihbarat notunda, 1950 yılında kıta Avrupası ülkelerinin kendi askeri güçlerinin zayıflığının farkında olmalarına rağmen NATO'nun coğrafi olarak genişlemesini istemedikleri görüldü.

Notlarda, Türkiye ve Yunanistan'a NATO'ya tam üyelik verilmesi yerine ittifakın Akdeniz kanadını korumak için iki ülkenin NATO'nun askeri planlama görüşmelerine katılmaya davet edilmeleri hususunda bazı kıta Avrupası ülkelerinin anlaşmaya vardığı bilgisi dikkati çekti.

"Kore'deki Gelişmeler" başlıklı istihbarat notunda, Türkiye'nin Kore Savaşı sonrasında NATO'ya giremediği için hayal kırıklığına uğrayacağı belirtildi. Notta buna karşın "Türkiye'nin Batı'ya yönelik tutumunda kalıcı ve önemli bir değişiklik olma ihtimali düşük." ifadesine yer verildi.

Türkiye'nin NATO üyeliğinin reddedilmesinin o dönem muhalefette bulunan CHP tarafından propaganda malzemesi olarak kullanılabileceği tahmini de notta yer aldı.

İstihbarat notlarında, "Ancak, Türkiye'nin NATO'nun askeri görüşmelerine katılabileceği hususunun düzgün bir şekilde reklamı yapılırsa mevcut hükümet itibarına ölümcül bir darbe vermeden bu işten sıyrılabilir." denildi.

NATO'dan 'işkence' Açıklaması

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ABD Başkanı Donald Trump'ın "DEAŞ terör örgütü mensupları üzerinde 'waterboarding' işkence yönteminin işe yarayacağı" açıklamasına ilişkin, ittifakın uluslarası kanunlara göre hareket etmeyi sürdüreceğini söyledi.

NATO'nun 29. üyesi olmak için davet edilen Karadağ'ın Başkanı Dusko Markovic, ittifakın Brüksel'deki ana karargahını ziyaret ederek, Genel Sekreter Stoltenberg ile görüştü. İkili, görüşmenin ardından ortak bir basın toplantısı düzenledi.

Markovic, Trump yönetiminin göreve gelmesi ile Karadağ'ın üyeliğinin ABD tarafından onaylanması konusunda herhangi bir endişe taşımadıklarını ifade ederek, "İmza konusundaki gerginlik buna karşı olanlar tarafından alevlendiriliyor ancak bunun yakın zamanda kesinlikle gerçekleşeceğinden eminiz." dedi. 

"NATO uluslararası kanunlara uymayı sürdürecek"

NATO Genel Sekreteri, ABD Başkanı Trump'ın "DEAŞ terör örgütü mensupları üzerinde 'waterboarding' işkence yönteminin işe yarayacağı" yönündeki sözlerinin hatırlatılıp, "Bunun NATO değerleriyle uyumlu olup olmadığı veya sorgulama tekniklerine müttefiklerin kendisinin mi karar verdiğine" ilişkin soru üzerine şunları söyledi:

"Tüm NATO operasyonları uluslararası kanunlar çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Bu durum, uzun yıllardır yaptığımız askeri operasyonda böyleydi. Bu (uluslarası kanunlara uyum), NATO'nun politikası ve NATO'nun politikası olarak da kalmayı sürdürecek."

ABD Başkanı Trump, mahkumlarda boğulma hissi uyandıran "waterboarding" işkence yöntemi ile ilgili bir soruya verdiği yanıtta, DEAŞ terör örgütü mensupları üzerinde bu yöntemin "işe yarayacağını" belirterek, "Ateşe ateşle karşılık vermeliyiz." demişti. 

Beyaz Saray Sözcüsü Spicer: Trump, NATO'nun etkili olduğunu düşünmüyor

Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer, Beyaz Saray'daki günlük basın toplantısında Trump'ın NATO'ya bakışıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Ülkenin yeni Savunma Bakanı James Mattis'in dün yaptığı "Washington'ın NATO ittifakıyla sarsılmaz bağı olduğu" açıklaması hatırlatılan Spicer, Trump'ın bu konuyla ilgili görüşlerini aktardı.

Spicer, Trump'ın ABD'nin NATO'ya aktardığı para ile bu kurumdan aldığı çıktıları kıyasladığını ve sonuçları yeterli bulmadığını dile getirerek, "O, NATO'nun kuruluş amacına uygun hareket ettiğini veya etkili olduğu düşünmüyor." dedi.

Bakan Mattis'in sözlerinin NATO ve benzeri kurumların nasıl daha iyi olabileceğine ilişkin reform önerileri bağlamında görülebileceğini anlatan Spicer, Trump'ın NATO bağlamındaki sonuçlardan memnun olmadığını kaydetti.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile dün telefonda görüşen James Mattis'in, "NATO'nun ABD için çok önemli olduğunu ve Washington'ın ittifaka bağlılığını koruyacağını" söylediği ifade edilmişti.

ABD Başkanı Donald Trump, daha önceki açıklamalarında NATO'nun artık "işlevsiz" olduğunu ve ABD'nin bu kuruma "gereğinden fazla para aktardığını" savunmuştu.

İsrail'in yeni yerleşim planı

İsrail yönetiminin Batı Şeria'da inşasını öngördüğü 2 bin 500 yeni yerleşim yeri kararı da sorulan Spicer, Trump'ın bu kararı onaylayıp onaylamadığıyla ilgili yorum yapmadı.

Sean Spicer, ABD'nin İsrail'in güvenliğine çok önem verdiğini ve yeni yönetimin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu Washington'da ağırlamaktan memnuniyet duyacağını sözlerine ekledi. 

Pages

Subscribe to RSS - nato