genel

Eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan Öldü

Eski Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan yaşamını yitirdi.

Kofi Annan Vakfından yapılan açıklamada, eski BM Genel Sekreteri Annan'ın henüz teşhis konulamayan bir hastalık nedeniyle İsviçre'nin başkenti Bern'de tedavi gördüğü hastanede öldüğü bildirildi. Vakıf, Annan'ın ölümünden dolayı taziye mesajı yayımladı.

80 yaşındaki Annan'ın ölümüne ilişkin BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de yaptığı açıklamada, "Annan'ın ölümünden derin üzüntü duyuyoruz. Annan sorunlara diyalogla yaklaştı, barış için hiç durmadan çalıştı ve hayatını buna adadı." ifadelerini kullandı.

 

AK Parti ve MHP'li üyeler AKPM Genel Kurul çalışmalarına katılmayacak

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Türk Delegasyonu Başkanı ve AK Parti Adana Milletvekili Talip Küçükcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, AKPM'nin Türkiye hakkında skandal bir karar aldığını söyledi.

AKPM Türk Heyet Başkanı olarak kararı şiddetle kınadığını ifade eden Küçükcan, "Türkiye'nin AKPM'de denetim sürecine alınması kararını son derece yanlış buluyor ve reddediyorum." dedi.

Çalışmalara katılmama kararı

Genel Kurulda kabul edilen raporun, Türkiye'nin egemenlik haklarına müdahale eden maddeler içerdiğini ve bu nedenle kabulünün mümkün olmadığını vurgulayan Küçükcan, şöyle konuştu:

"Alınan karara tepki olarak AKPM'nin AK Partili ve MHP'li üyeleri Genel Kurul çalışmalarına katılmama kararı almıştır."

"Kararın yapıcı olmadığı aşikar"

Türkiye'nin, Avrupa Konseyinin kurucu ülkelerinden biri olduğunu ve bu kurumla en üst düzeyde yapıcı ilişkiler sürdürdüğünü belirten Küçükcan, "AKPM'nin aldığı bu kararın yapıcı olmadığı aşikardır." diye konuştu.

Küçükcan, AKPM'den beklentilerinin, siyasi mülahazalar içeren kararın bir an önce düzeltilmesine yönelik girişimlerin başlatılması olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Bu karar teröristleri ve darbecileri cesaretlendiren bir karardır. Darbe teşebbüsünde bulunan ve Cumhurbaşkanımıza suikast düzenleyen, TBMM'yi bombalayan FETÖ'ye terör örgütü diyemeyen, PKK'yı tehdit görmeyen, hendek kazanları ve şiddeti övenleri masumlaştıran AKPM kararı, bir akıl tutulmasının sonucudur. AKPM, aldığı bu kararla Türkiye'de terör saldırılarında şehit olanları, gazileri, öksüz kalanları, FETÖ darbe girişimini, Meclisin bombalanmasını, Cumhurbaşkanımıza suikast girişimini umursamadığını göstermiştir."

Bu arada, AKPM Türk Delegasyonu'nun CHP'li ve HDP'li üyelerinin Genel Kurul çalışmalarına katılmaya devam edeceği öğrenildi.

AKPM Genel Kurulunda dün, "Türkiye’de Demokratik Kurumların İşleyişi" konulu rapor görüşülerek, raporun ekindeki karar tasarısı için oylama yapılmış, Türkiye'nin denetim sürecine alınması 45 aleyhte 113 lehte, 12 çekimser oyla kabul edilmişti.

AKPM Türk Delegasyonu, 10 AK Parti, 5 CHP, 2 HDP ve 1 MHP'li üyeden oluşuyor.

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Jagland'dan referandum yorumu

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland, Strazburg'da yaptığı, Alman basınında yer alan açıklamasında, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) halk oylamasının iptaline yönelik başvuruları reddetmesinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AHİM) taşınmasının düşünebileceğini belirtirken, "Hiçbir uluslararası kurumun herhangi bir ülkedeki bir referandumu geçersiz sayma hakkı yok." ifadesini kullandı.

Jagland, açıklamasında, idam cezasının Avrupa Konseyi üyeliği ile bağdaşmayacağını dile getirdi.

AB Komisyonu Baş Sözcüsü Schinas: Brexit için gerçek müzakereler erken seçimden sonra başlayacak

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker'in, Brexit için gerçek müzakerelerin İngiltere'deki erken seçimden sonra başlayacağına inandığı belirtildi.

AB Komisyonu Baş Sözcüsü Margaritis Schinas, bir soru üzerine, İngiltere'nin AB'den çıkış müzakereleriyle ilgili açıklama yaptı. AB Komisyonu Başkanı Juncker'in 8 Haziran'da erken seçime gidilmesi kararı alan İngiltere Başbakanı Theresa May ile dün akşam bir telefon görüşmesi yaptığını kaydeden sözcü, "Görüşmenin ardından, Başkan (Juncker), 50. maddeyle ilgili gerçek müzakerelerin erken seçimden sonra başlayacağını değerlendiriyor." dedi. 

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg: Gelişmenin tüm sorumluluğu Suriye rejiminindir

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ABD'nin Suriye askeri üssünü vurması ile ilgili gelişmede tüm sorumluluğun Suriye rejiminde olduğunu belirterek, "Herhangi bir kimyasal silah kullanımı kabul edilemez, karşılıksız kalamaz ve failler sorumlu tutulmalı." dedi.

Stoltenberg, ABD'nin Esed rejimine ait Şayrat Askeri Üssünü vurması ile ilgili yazılı açıklama yaptı. ABD'nin aralarında çocukların da olduğu birçok kişinin ölmesine yol açan "dehşet verici" kimyasal saldırı sonrası üssü vurduğunu kaydeden Stoltenberg, "Bu gelişmenin tüm sorumluluğu Suriye rejiminindir." dedi. 

NATO'nun, uluslararası norm ve anlaşmaların ihlali anlamına gelen kimyasal silah kullanımı nedeni ile Suriye rejimini sürekli olarak kınadığını kaydeden Stoltenberg, "Herhangi bir kimyasal silah kullanımı kabul edilemez, karşılıksız kalamaz ve failler sorumlu tutulmalı. NATO, kimyasal silah kullanılmasını uluslararası barış ve güvenliğe bir tehdit olarak görüyor. " ifadesini kullandı.

NATO Genel Sekreteri, Suriye'de barış ve siyasi çözüm sağlanması amaçlı tüm uluslararası çabaları desteklediklerini de kaydetti. 

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg: Bütün müttefikleri sakin olmaya çağırıyorum

NATO Genel Sekreteri Jens StoltenbergNATO karargahında 2016 yıllı faaliyet raporuna ilişkin düzenlediği basın toplantısında, Hollanda'nın diplomatik skandalına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Gerilimin azaltılması ve ortamın sakinleştirilmesi adına birleştirici unsurlara yoğunlaşılmasının önemine dikkati çeken Stoltenberg, "Bütün müttefikleri karşılıklı saygı göstermeye, sakin olmaya ve ölçülü yaklaşım göstermeye çağırıyorum. Güçlü münazaralar demokrasilerimizin özündedir fakat karşılıklı saygı da öyle." diye konuştu.

Hollanda'dan diplomatik skandal 

Hollanda hükümeti, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın Türk toplumuyla ve diplomatik temsilcilerle bir araya gelmek amacıyla geçen hafta sonu yapacağı ziyaretleri engellemişti.

Rotterdam'da Başkonsolosluğuna geçmesine müsaade edilmeyen Kaya'nın önce korumaları gözaltına alınmıştı. Kaya'yı aracından çıkarmaya çalışan polis, vinçli çekici getirip aracı zorla çekme girişiminde bulunmuştu. Aracın kilidini açmak zorunda kalan Bakan Kaya, başka bir araçla polis eskortuyla Almanya'ya götürülmüştü.

Hollanda güvenlik güçleri, Kaya'ya destek vermek için gelen binlerce Türk vatandaşına polis köpekleri ve atlı polislerle sert şekilde müdahalede bulunmuştu.

Dışişleri Bakanlığı halen izinli olarak Türkiye dışında bulunan Hollanda Büyükelçisinin bir müddet görevine dönmemesini istemişti. Hollanda'nın Ankara Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonsolosluğunun giriş ve çıkışları güvenlik gerekçesiyle kapatılmıştı.

BM Genel Sekreteri Guterres: Toplumları bölmeye çalışanlarla birlikte mücadele edelim

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, güvensizlik ortamlarında azınlıkların "günah keçisi" haline geldiğini kaydederek, "Toplumları bölmeye ve komşuları 'öteki' haline getirmeye çalışan kötü niyetli eylemlere karşı hep birlikte mücadele edelim." dedi.

BM'de, ABD, Kanada, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Avrupa Birliği (AB) ortaklığıyla "Müslüman karşıtlığı, ayrımcılık ve nefret ile mücadele" konulu forum düzenlendi.

Foruma İsviçre'den gönderdiği video mesajla katılan Guterres, tolerans, karşılıklı anlayış, farklı görüş ve inançlara saygının önemini vurguladı.

Ayrımcılığın tüm toplumlara zarar verdiğini ifade eden Guterres, "Güvensizlik ortamlarında farklı görülen korumasız azınlık gruplar, elverişli günah keçileri haline gelir. Toplumları bölmeye ve komşuları 'öteki' haline getirmeye çalışan kötü niyetli eylemlere karşı hep birlikte mücadele edelim." dedi.

"Müslümanlar tüm dünyada ayrımcılığa maruz kalıyor"

Müslümanlara karşı nefret suçları, antisemitizm, yabancı düşmanlığı ve ırkçılığın yükselişte olduğunu vurgulayan Guterres, birçok kişinin hoşgörüsüzlük ve şüphenin kurbanı olduğunu söyledi.

İnsanların her nerede olursa olsun aidiyet hissine sahip olmaları ve aynı zamanda kültürel değerlerinin de saygı görmesi gerektiğini ifade eden Guterres, "Farklılıklar tehdit olarak değil zenginlik olarak görülmeli." diye konuştu.

AB İnsan Hakları Özel Temsilcisi Stavros Lambrinidis de konuşmasında Müslümanlara ve İslama yönelik bir ayrımcılık, şiddet dalgasının giderek yükselmekte olduğunu söyledi.

Bu olgunun Avrupa'yı etkilediğini dile getiren Lambrinidis, Müslüman ile diğer dini azınlıkların tüm dünyada ayrımcılığa maruz kaldığını ifade etti.

Özellikle Müslüman mültecilerin potansiyel suçlu olarak yaftalandığına dikkati çeken Lambrinidis, "Onların tek suçu savaş olan bir ülkede ya da aşırı yoksulluğun hüküm sürdüğü bir bölgede doğmak." dedi.

Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Nöther: Türkiye yatırım yapılmasını hak ediyor

Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri ve Yönetim Kurulu Üyesi Jan Nöther, Alman devlet radyosuna yaptığı açıklamada, Türkiye'de OHAL kapsamında alınan önlemlerin uzun süreceğine dair endişesinin olmadığını söyledi.

Uluslararası yatırımcıların Türkiye'de yatırım yapmakta çekingen davrandığını, bazı orta ölçekli yatırım planlarının bir süreliğine ertelendiğini ifade eden Nöther, buna karşın Türk ekonomisine yönelik güven algısının geri geleceğine inandığını vurguladı.

Nöther, "Bu ülke yatırım yapılmasını hak ediyor. Şu andaki siyasi ortamda bu görülmese de çok sayıdaki genel veri bunu söylüyor." diye konuştu. 

"Zor zamanlarda diyalog çok önemli"

Jan Nöther, Almanya'nın Türkiye'ye yönelik yatırımları hakkında ise "Ben zor zamanlarda diyaloğun çok önemli olduğunu düşünüyorum ve özellikle de Alman yatırımcılar Türk ortaklarının geleceğe yönelik önünü açmak için birtakım adımlar atıyor." ifadesini kullandı.

"Burada kalifiye bulma imkanımız var"

Türkiye'de faaliyet gösteren Alman yazılım şirketi SAP'nin Başkan Yardımcısı Franz Faerber de Nöther'in Türkiye hakkındaki olumlu görüşlerini destekledi.

Faerber, "İstanbul'da 17 milyon kişi yaşıyor. Bu genç ve eğitimli bireyler bakımından büyük bir fırsat sunuyor. Rekabet durumu, iyi eğitimli insanların aranıp da bulunamadığı ülkelerdeki gibi değil. Burada gerçekten kalifiye bulma imkanımız var." dedi.

Ban Ki-mun'dan Devlet Başkanlığına Adaylık Sinyali

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-mun, genel sekreterlik görev süresinin dolmasının ardından Kore Cumhuriyeti'ne dönerek ülkesine yardımcı olabilmek için elinden geleni yapacağını bildirdi.

Yonhap ajansının haberinde, BM genel sekreterlik görev süresi 31 Aralık'ta dolacak Ban'ın ihtiyaç duyulduğu takdirde ülkesine yardımcı olmak için elinden geleni yapma konusunda istekli olduğu belirtildi. Ban, New York'ta basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Ulusuma yardımı olacaksa, çekinmeden kendimi yakarım." ifadesini kullandı.

Gazetecilerin, "Güney Kore devlet başkanlığına aday olacak mısınız?" sorusuna, ülkesine hangi alanda hizmet edebileceği konusunda son kararını vermediğini dile getiren Ban, "Ne yapacağıma, vatandaşlarımla görüşerek onların düşüncelerini dinledikten sonra karar vereceğim. Önemli olan onların görüşleri." şeklinde konuştu.

BM genel sekreterliği görevinden önce Güney Kore dışişleri bakanlığı yapan Ban, BM'de yaklaşık on yıl boyunca edindiği tecrübeleri, Güney Kore'nin ilerlemesi ve gelişmesi için kullanabileceğini söyledi.

BM Genel Sekreteri olarak iki dönem görev yapan Ban Ki-mun görevini 31 Aralık 2016'da Portekizli Antonio Guterres'a devredecek.

Güney Kore Parlamentosu, ülkede patlak veren Choi skandalının ardından 9 Aralık'ta, Devlet Başkanı Park Geun-hye hakkında soruşturma açılmasına karar vermiş ve Park'ın yetkileri geçici olarak Başbakan Hwang Kyo-ahn'a devredilmişti. Mahkeme Park'ın aleyhine karar verirse ülkede 2017'nin aralık ayında yapılması planlanan seçim için yeni bir tarih belirlenmesi gerekecek. Yasa gereğince, genel seçimlerin devlet başkanının istifa etmesinden veya görevden alınmasından sonraki 60 gün içinde yapılması gerekiyor. 

BM Genel Sekreteri Ban: Başarısız olursak, Güney Sudan kitlesel vahşete doğru sürüklenecek

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-munGüney Sudan'da nefret söylemini, tahrikleri ve şiddeti bitirmek için liderler üzerinde baskı oluşturulması ve silah ambargosu uygulanması için ivedi önlem alınmaması halinde ülkenin soykırıma sürükleneceğini ifade etti.

Ban, Güney Sudan'daki istikrarsızlığın bölgeyi tehdit ettiğini vurgulayarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK), tüm tarafların savaşma kabiliyetini azaltacak silah ambargosu koyması çağrısında bulundu.

BM Genel Sekreteri, "Eğer başarısız olursak, Güney Sudan kitlesel vahşete doğru sürüklenecektir." dedi.

BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Durumlar Koordinatörü Stephen O'Brien da dün BMGK'de yaptığı konuşmada, Güney Sudan'da nüfusun yarısının (6,1 milyon) insani yardıma muhtaç olduğunu, bu sayının 2017 yılında yüzde 20 ila 30 artmasının beklendiğini dile getirdi.

O'Brien, Güney Sudan'da şu anda 5 yaşın altındaki bir milyondan fazla çocuğun akut biçimde yetersiz beslendiğini ifade ederek bölgede bütün bunların önlenmesi için acilen harekete geçilmesi gerektiğini söyledi. 

Pages

Subscribe to RSS - genel