donald

Trump'ın İstediği Askeri Geçit Töreni Ertelendi

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Albay Rob Manning tarafından yazılı açıklamada, söz konusu törenin Beyaz Saray'la da mutabık kalınarak 2019 yılı içinde yapılacağı kaydedildi.

Manning açıklamasında doğrudan bir gerekçe ortaya koymazken, söz konusu erteleme, Amerikan medyasında "geçit töreninin yüksek maliyetli olmasına" bağlandı.

Albay Manning'in açıklamasından kısa süre önce medyaya yansıyan rakamlara göre, Donald Trump'ın çok istediği askeri geçit töreninin federal hükümete maliyetinin 92 milyon doları bulacağı iddia edildi.

İlk tahminlerde maliyetin 12 milyon dolar civarında olacağı belirtilen askeri geçit töreninin beklenenden çok daha masraflı olmasının, söz konusu ertelemedeki ana gerekçe olduğu belirtildi.

Son olarak mart ayında konuyla ilgili değerlendirmeler yapan Pentagon, Trump'ın başkent Washington'da yapılmasını istediği törenin 11 Kasım'da gerçekleştirileceğini bildirmişti.

Geçit töreninin Beyaz Saray ile Kongre arasında icra edileceği ve törende tankların yer almayacağı belirtilmişti.

Trump'ın geçen yıl Paris'te Bastille Günü anma törenleri kapsamında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un davetlisi olarak katıldığı askeri törenden etkilenerek böyle bir talepte bulunduğu ileri sürülmüştü.

Trump'ın Danışmanı Icahn'a Soruşturma Talebi

ABD Başkanı Donald Trump'a özel danışmanlık yapan Wall Street yatırımcısı ve milyarder Carl Icahn'a soruşturma açılması için talepte bulunuldu.

ABD Senatosundaki 8 Demokrat vekil, Icahn'ın yenilenebilir enerji ve biyodizel piyasalarını etkilediğini iddia ederek, milyarder yatırımcıya soruşturma açılması için Amerikalı regülatörlere başvuru yaptı.

ABD'nin Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC) ve Çevre Koruma Ajansına (EPA) yapılan başvuruda, "İçeriden bilgi sızdırmaya karşı kuralları ve piyasa manipülasyonuna karşı kanunları Carl Icahn'ın ihlal edip etmediğinin soruşturulmasını talep ediyoruz." ifadesi kullanıldı.

Demokrat vekiller, Icahn'ın geçen şubat ayında Trump'a yenilenebilir enerji kredi programında değişiklikler yapılması gerektiğini söylediğine işaret ederek, bu tarihten sonra ülkede biyodizel fiyatlarının yaklaşık üçte bir değerini kaybettiğini ve Icahn'ın hissedarı olduğu petrol rafinerisi şirketi CVR Energy'nin 50 milyon dolar gelir elde ettiği belirtildi.

Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada ise Icahn'ın hükümette karar alıcı bir rolünün olmadığı aktarılarak, milyarder yatırımcının Trump'a sadece danışmanlık yaptığı bilgisine yer verildi. 

Finans ve enerji alanlarındaki regülasyonların azaltılmasını savunan ve yaklaşık 16,7 milyar dolarlık mal varlığına sahip olan Carl Icahn'ın, finans, enerji, ilaç, gayrimenkul, iletişim ve gıda gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerde hisseleri bulunuyor.

 

Trump'tan Comey'e görevden alındığını bildiren mektup

ABD Başkanı Donald Trump, mektubunda Comey'e, Adalet Bakanı'nın tavsiyesine uyarak görevine son verdiğini yazdı.

Trump "Her ne kadar, soruşturma altında olmadığım konusunda beni üç kez bilgilendirmiş olmanı takdir etsem de, Adalet Bakanlığının senin FBI'yı etkin şekilde yönetemeyeceğine dair vardığı hükme uyacağım." ifadelerini kullandı.

New York Times gazetesinin haberinde, Comey'in görevden alındığını öğrendiği sırada Los Angeles'ta FBI çalışanlarına hitap etmekte olduğu belirtildi. Comey'in konuşması sırasında televizyon kanallarının son dakika geçtiği, Comey'in bunun bir şaka olduğunu düşünerek güldüğünü, ardından kısa bir süre sonra Trump'ın mektubunun Washington'daki FBI merkezine ulaştığı kaydedildi.

Yeni FBI direktörü atanana kadar Comey'in yerine Direktör Yardımcısı Andrew McCabe'in görev yapacağı belirtildi.

ABD Başkanı Trump: Obamacare esasen öldü

ABD Başkanı Donald Trump, "Obamacare" olarak bilinen "Düşük Maliyetli Sağlık Sigortası Yasası"nın işlemeyeceğini uzun süre önce tahmin ettiğini belirterek, "Obamacare esasen öldü. Bu tasarı (Amerikan Sağlık Hizmetleri Yasa tasarısı), Obamacare'nin yürürlükten kaldırılması ve değiştirilmesidir." dedi.

Trump, selefi Barack Obama'nın kamuoyunda Obamacare olarak bilinen "Düşük Maliyetli Sağlık Sigortası Yasası"nı feshetmeyi öngören yeni sağlık sigortası tasarısının, ABD Temsilciler Meclisinde onaylanmasının ardından Beyaz Saray'da basın toplantısı düzenledi.

Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Cumhuriyetçi liderlerin eşlik ettiği Trump, konuşmasına "felaket" olarak nitelendirdiği Obamacare'i eleştirerek başlarken, "Obamacare'in işlemeyeceğini biliyorduk. Ben bunu çok uzun süre önce tahmin ettim, çuvallayacağını söyledim. Şimdi başarısız olduğu çok net ortada. Obamacare esasen öldü." ifadelerini kullandı.

"Senato'dan da geçireceğimizden çok eminim"

Temsilciler Meclisi Başkanı Cumhuriyetçi Paul Ryan tarafından hazırlanan Amerikan Sağlık Hizmetleri Yasası'nın (AHCA) ise "mükemmel bir plan" olduğunu ifade eden Trump, "Tasarıyı, Senatodan da geçireceğimizden çok eminim." dedi.

Trump, ayrıca tasarının Obamacare'i tamamen iptal etmediği eleştirilerine atıfta bulunarak, "Bu tasarı, Obamacare'nin yürürlükten kaldırılması ve değiştirilmesidir. Bu konuda hata yapmayın." yorumunda bulundu.

"Bizi bir araya getirdi"

Donald Trump, Obamacare'i iptal etme arzusunun Cumhuriyetçileri bir araya getirdiğini anlatırken, şunları kaydetti:

"Cumhuriyetçi Parti olarak gerçekten inanılmaz bir sağlık planı hazırladık ve bu bizi bir araya getirdi. Bu işi bitireceğiz ve sonra bildiğiniz gibi vergi planımızı, çok büyük vergi indirimlerini uygulamaya koyacağız." 

Trump'a başkanlığı döneminin ilk New York ziyaretinde protesto

Görevini devraldıktan sonra doğum yeri ve Demokrat Partinin kalesi New York'a ilk kez gelen ABD Başkanı Donald Trumpprotesto gösterileriyle karşılandı.

Trump, Avustralya Başbakanı Malcolm Turnbull ile görüşmek ve daha sonra ABD ile Avustralya'nın yer aldığı Mercan Deniz Savaşı'nın 75'inci yılını anmak üzere düzenlenen yemeğe katılmak için geldiği New York'ta protesto edildi.

Sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı Manhattan'da toplanan yüzlerce gösterici Trump'a tepki gösterdi. "Göçmenlere evet, Trump'a hayır", "Benim başkanım değil" yazılı dövizler taşıyan protestoculara yoldan geçen bazı araçların sürücülerin de korna çalarak destek verdi.

First Lady Melania Trump ve küçük oğlu Barron'ın yaşadığı New York'taki Trump Tower'ın çevresinde de güvenlik önlemleri artırıldı ancak Donald Trump'ın Manhattan'daki evine gitmesinin beklenmediği ifade edildi.

ABD Başkanı Trump'ın kabinesi tamamlandı

Alexander AcostaABD Senatosunda yapılan oylamada 38 "hayır" oyuna karşı 60 "evet" oyu alarak ülkenin yeni Çalışma Bakanı oldu.

Daha önce George W. Bush yönetiminde görev alan Acosta, Donald Trump'ın kabinesinde onay bekleyen son isimdi. Trump'ın 15 kişilik bakanlar kabinesi, Acosta'nın onaylanmasıyla yeni hükümetin 100'üncü günü dolmadan tamamlanmış oldu.

Son olarak Florida Uluslararası Üniversitesi Hukuk Fakültesinin dekanı olarak görev yapan Acosta, Trump'ın kabinesindeki tek "Hispanik" aday olma özelliğini taşıyor.

Trump'tan tarım sektörünü destekleyecek kararname

ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan tarım sektörünü ve kırsal kalkınmayı desteklemek için başkanlık kararnamesi çıkardı.

Trump, "Tarımı ve Kırsal Refahı Desteklemek" başlıklı kararnameyi Beyaz Saray'da çiftçilerle yaptığı toplantının ardından imzaladı.

Kararname kapsamında Barack Obama tarafından 2011'de oluşturulan "Beyaz Saray Taşra Konseyi" iptal edilerek yerine "Tarım ve Kırsal Refah Görev Gücü" oluşturuldu.

ABD Hazine, Savunma, Adalet, İçişleri, Ticaret, Çalışma ve Enerji bakanlıkları gibi kurumların üyesi olduğu bu görev gücüne ülkenin kırsal kesimlerindeki tarım faaliyetlerini teşvik edecek politikalar üretme direktifi verildi.

Ülkenin kırsal kesimlerindeki ekonomik bariyerleri ve tarım sektörünü zayıflatan regülasyonları belirleyecek "Tarım ve Kırsal Refah Görev Gücü"nün, tespitlerini 180 gün içinde Başkan Trump'a sunması gerekiyor.

 

Trump'tan üç yeni başkanlık kararnamesi

ABD Hazine Bakanlığında düzenlenen törende kararnameleri imzalayan ABD Başkanı Donald Trump, böylece Hazine Bakanı Steven Mnuchin'e üç alanda araştırma yaparak 150 gün içinde Beyaz Saray'a rapor hazırlaması için emir vermiş oldu.

Trump, ilk imzaladığı kararnamede, ABD'nin vergi sistemini basitleştirmeyi hedeflediğini söylerken, "İnsanlar vergi iadelerini yapamıyor. Ne yaptıklarına dair en ufak bir fikirleri yok. (Vergi) sistemi çok karışık." ifadelerini kullandı.

Vergi alanındaki "karmaşık düzenlemeleri" azaltacağını bildiren Trump, orta sınıf ve işletmeler üzerindeki vergi oranlarını düşürmek istediğini vurguladı.

Trump, imzaladığı ikinci kararname sayesinde, 2007 finansal krizinin ardından ekonomik istikrar için getirilen yasal zorunlulukların başında gelen Dodd-Frank Bankacılık Reformu kapsamındaki finansal regülasyonların inceleneceğini belirtti.

Söz konusu finansal regülasyonların Amerikalı şirketlere engel oluşturduğunu savunan Trump, "Ekonomimizi daha adil ve zengin hale getirmeye çalışıyoruz." dedi. 

Ayrıca Trump, ABD'deki küçük ölçekli işletmelere daha fazla kredi verilmesi gerektiğine dikkati çekti.

İmzaladığı üçüncü kararnamenin "vergi düzenlemelerinin neden olduğu aşırı yükleri azaltacağı" sözünü veren Trump, "Bu kararname finansal istikrar açısından çok önemli." yorumunu yaptı.

Beyaz Saray'dan üçüncü kararnamenin detaylarıyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, "Federal vergi sistemi basit, adil, verimli ve ekonomik büyümeye yardımcı olmalı. Geçmiş yıllarda yürürlüğe giren vergi düzenlemeleri ekonomik büyümeyi engellerken, vergi yükünü de artırdı." ifadesine yer verildi.

ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, hükümetin yeni vergi reformu yasa tasarısını "çok yakında" duyuracağını açıklamıştı. Mnuchin'in açıklamalarından sonra New York borsası "ralli" yapmış, Nasdaq Teknoloji Endeksi tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşarak perşembe günü rekor kırmıştı.

Trump'tan İran nükleer anlaşması açıklaması

ABD Başkanı Donald Trump, İtalya Başbakanı Paolo Gentiloni ile Beyaz Saray’da düzenlediği ortak basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. 

İran ile P5+1 ülkelerinin 2015 yılında imzaladığı nükleer anlaşmaya ilişkin bir soru üzerine, bu anlaşmayı “Berbat” olarak niteleyen ve kendisinin asla imzalamayacağını dile getiren Trump, “İran, anlaşmanın ruhuna uygun davranmıyor. Davranmak zorunda ama davranmıyor." ifadelerini kullandı.

"Yapılan bir anlaşmayla ilgili çok büyük kötülük ediyorlar"

"Ne yapılabileceğine bakacaklarını" bildiren Trump, şöyle devam etti:

"Yapılan bir anlaşmayla ilgili çok büyük kötülük ediyorlar. Berbat bir anlaşmaydı. Alsa imzalanmamalıydı. Müzakere edildiği şekilde müzakere edilmemeliydi. Ben tüm anlaşmalara taraftarım ama bu çok kötü bir anlaşma, gördüğüm, imzalanmış en kötü anlaşma. Onlar anlaşmanın ruhuna uygun hareket etmiyorlar. Biz konuyu çok dikkatli bir şekilde analiz ediyoruz ve yakın zamanda bu konuda söyleyeceklerimiz olacak."

“Kuzey Kore konusunda iyi durumdayız”

Kuzey Kore’nin füze denemelerine ilişkin bir soru üzerine Trump, “Kuzey Kore konusunda çok iyi durumdayız.” dedi.

Çin Devlet Başkanı Şi Jinping ile geçen haftalarda görüştüğünü ve bu ülkenin liderine büyük saygı duyduğunu ifade eden Trump, Şi’nin Kuzey Kore konusunda elinden geleni yapacağına inancını dile getirdi.

Trump, Şi'nin çabalarına yönelik şu değerlendirmelerde bulundu:

“Çok iyi çalışıyor. Konunun uzmanları Çin’in daha önce bu denli çok çalıştığını görmediklerini söylüyor. Birçok kömür gemileri geri gönderildi. Başkaca birçok şey oldu. Son birkaç saat içerisinde çok sıra dışı şeyler oldu. Başkan’ın (Şi) çok çalışacağı konusunda gerçekten güvenim tam. Başarıp başaramayacağını bilmiyorum ama ellerinden geleni yaptığı konusunda güvenim tam."

AB Konseyi Başkanı Tusk'a ülkesinde protestolu karşılama

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk, eski Polonya Devlet Başkanı Lech Kaczynski'nin yaşamını yitirdiği uçak kazasıyla ilgili ifade vermek üzere geldiği başkent Varşova'da, tren garında toplanan yüzlerce kişi tarafından protesto edildi.

Göstericilerin ellerinde Tusk'ın üzerinde çizgili cezaevi kıyafetleriyle tasvir edildiği resimler taşıdıkları görüldü.

Öte yandan Tusk, söz konusu kazayla ilgili ifadesine başvurulmasını "siyasi bir cadı avı" olarak nitelendirirken, gardaki bir grup da "Donald, seninleyiz!" sloganları atarak Tusk'a destek verdi.

Varşova Savcıları Sözcüsü Michal Dziekanski, martta AB Konseyi Başkanı ve Polonya'nın eski Başbakanı Tusk'ı, tanık sıfatıyla ifade vermek üzere ülkeye davet ettiklerini açıklamıştı.

Polonya'da iktidardaki Hukuk ve Adalet Partisinin (PiS) lideri ve eski Devlet Başkanı Kaczynski'nin ikiz kardeşi Jaroslaw Kaczynski, kazanın meydana geldiği tarihte Tusk'ın hükümetin başında olduğunu, bu nedenle birçok soruşturmada adının geçtiğini söylemişti. Kaczynski, kardeşinin ölümünden dönemin Başbakanı Tusk ve hükümetini sorumlu tutmuş, güvenliğin kasıtlı olarak ihmal edildiğini ileri sürmüştü.

Polonya Savunma Bakanı Antoni Macierewicz, geçen yıl şubat ayında, 2010 yılındaki uçak kazasıyla ilgili soruşturmanın yeniden başlatılacağını bildirmişti.

Eski Polonya Devlet Başkanı Kaczynski'yi taşıyan Tupolev 154 tipi uçak, 10 Nisan 2010'da Rusya'nın Smolensk Havaalanı'na inerken ormanlık alana düşmüş, kazada 95 kişi yaşamını yitirmişti. Polonyalı yetkililer, kazaya yoğun sisin yanı sıra Polonyalı pilotlarla Rus hava trafik kontrolörlerinin hatasının neden olduğunu duyurmuştu.

Rusya'nın uçağın enkazını iade etmemesi, iki ülke arasındaki ilişkilerde gerilimin yükselmesine yol açmıştı.

Pages

Subscribe to RSS - donald