cumhurbaşkanı

Hollande en sevilmeyen cumhurbaşkanı oldu

Görevini pazar günü Emmanuel Macron'a devredecek olan François HollandeFransa'nın son beş cumhurbaşkanı arasında en az sevileni oldu.

Ipsos araştırma şirketinin paylaştığı verilere göre Hollande'ın göreve ilk geldiğinde yüzde 57'lerde olan kamuoyu desteği en dip noktasını geçtiğimiz yıl haziran ayında Fransa'daki çalışma yasası protestoları sırasında yaklaşık yüzde 16 ile gördü.

Kamuoyu desteğinde görev süresi içerisindeki yıllara göre değerlendirme yapıldığında, Hollande hiçbir yıl, popülerlikte ondan sonra en az sevilen cumhurbaşkanı olan Nicolas Sarkozy'yi (2007-2012) bile geçemedi.

Kıyaslama, Hollande ve Sarkozy ile diğer cumhurbaşkanları V. Giscard d'Estaing (1974-1979), François Mitterand (1981-1986) ve Jacques Chirac'ın (1995-2000) görevdeki ilk beş yılları baz alınarak yapıldı.

Hollande, cumhurbaşkanlığı aday adaylarının belirlenme sürecinde popülaritesi yüzde 20 civarında olması dolayısıyla ikinci dönem cumhurbaşkanlığı yarışına katılmamıştı.

François Hollande, cumhurbaşkanlığını pazar günü Macron'a devredecek.

Fransa'nın yeni Cumhurbaşkanı Macron'un öncelikli hedefleri

Fransa Cumhurbaşkanı seçilen Emmanuel Macron'un göreve başladıktan sonra öncelikli olarak siyasette etik kanunu çıkarmak, iş yasasında değişiklik, KOBİ'lerin işlemlerinde kolaylık, AB'de yeni yönelim ve eğitim gibi konularda çalışma yapması bekleniyor.

Resmi olmayan sonuçlara göre cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Macron'un göreve başladıktan sonra ilk iş olarak siyasette etik yasası çalışmalarını başlatması öngörülüyor.

Cumhurbaşkanlığı seçim kampanya süreci skandallarla sona eren Fransa'da Macron, seçildiği takdirde siyasete ahlak ve etiği yeniden getirme, bu yönde yasal düzenleme yapma sözü vermişti. Buna göre bakan, senatör ve milletvekilleri, yakınlarını danışman olarak çalıştıramayacak. Seçilmişler aynı zamanda başka bir ücret karşılığı iş de yapamayacak. Macron'un projeleri arasında 1 kişiye en fazla 3 dönem seçilme sınırı ve sabıka kaydı olanlara seçilme yasağı getirmek de bulunuyor.

Macron'un yapacağı düzenlemelerden bir başkası ise geçen yıl Fransa sokaklarını 5 ay boyunca savaş alanına çeviren iş yasası ile ilgili. Ulusal Meclis'te de büyük tartışmalara neden olan tasarı, başbakana verilen ve 49-3 yetkisi olarak bilinen özel bir yetki ile oylanmadan geçirilmişti. Yasa üzerinde geniş değişiklikler yapacağını belirten Macron'un bunun için haziran ayında düzenlenecek genel seçimlerden mecliste çoğunluğu sağlayarak çıkması gerekiyor.

Daha koruyucu bir AB çağrısı 

Yürüyüş Hareketi lideri Macron ayrıca, KOBİ'lerin idari işlemlerinde hafifleme ve sadelik yasası çıkarma sözü verdi. Bu işletmelerin idari ve iç işlemler yüküne boğulduğunu ve asıl yükümlülüklerine fırsat bulamadığını aktaran Macron, "hata yapma hakkı" olarak belirttiği uygulamayla KOBİ'lerin idari cezalarının ertelenmesi veya silinmesi için düzenlemeler getirecek.

Seçim kampanyasının merkezine Avrupa Birliği'ni (AB) koyan Macron'un AB'nin yeniden şekillenmesi ve hedeflerinin yeni temellere oturtulması yönünde çalışmalar yapması bekleniyor. Macron, daha önce birçok kez dile getirdiği Avrupa Savunma Fonu, Avrupa Güvenlik Konseyi ve Avro Bölgesi'ne bütçe ve bakanlar kurulu oluşturulması gibi projeleri hayata geçirmek için çalışacak. Macron, daha somut ve daha koruyucu bir AB oluşturma çağrısı yapmıştı.

Macron'un önceliklerinden bir diğeri de eğitim reformunu geliştirmek. Az gelişmiş ve göçmen kökenli yurttaşların yoğun olduğu bölgelerdeki sınıfları 16 öğrenciyle sınırlandırmak isteyen Macron, öğretmen sayısını artıracak ve eğitimin daha kaliteli verilmesi için adımlar atacak.

Barzani Fransa’da seçilecek yeni cumhurbaşkanından destek istedi

Le Figaro gazetesinin sorularını yanıtlayan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani, “Kürtlerin bağımsızlık ilan etme zamanı geldi. Ancak Irak’tan barışçıl bir şekilde diyalog ve müzakere yoluyla ayrılmak istiyoruz." dedi.

Yaklaşık bir asırdır Irak’ın birliğini korumak için çalıştıklarını belirten Barzani, “Biz bunun karşılığında ne sağladık? 4 bin 500 köy yıkıldı, kimyasal saldırıya uğradık, sadece benim ailemden 10 bin kişi öldürüldü.” ifadesini kullandı.

Barzani komşularla iyi geçinmek istediklerini bildirirken, bağımsızlığın yeni sorunlar çıkartmayacağını aksine sorunların çözümüne yardımcı olacağını ileri sürdü.

Fransa’da 7 Mayıs'ta düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimin ikinci turu ile ilgili olarak Barzani, yeni cumhurbaşkanının zamanı geldiğinde, bağımsız Kürt devletini desteklemesini veya en azından buna karşı çıkmamasını arzu ettiklerini belirtti.

Musul’da DEAŞ'a yönelik mücadele ile ilgili soruyu yanıtlayan Barzani, şu ana kadar önemli başarılar elde edilse bile bu kenti terör örgütünden tamamen kurtarmanın oldukça zor olacağını kaydetti.

Irak’ta, DEAŞ’ı yenilgiye uğratmakla sorunların bitmeyeceğini söyleyen Barzani, bu örgütün başka bir isimle mücadelesine devam edebileceği uyarısında bulunarak, DEAŞ’ın bölgedeki dava amacı ortadan tamamen kalmadıkça tehdit olmaya devam edeceğini belirtti.

Barzani, DEAŞ’ın Musul’dan çıkartılmasından sonra da uluslararası koalisyonun bir müddet daha bu bölgede kalmasının doğru olacağı görüşünü savundu. 

Hollande, devraldığından daha iyi bir ülke bıraktığını söyledi

Hollande, bir fabrika ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, bugün kamuoyuna yansıyan, 2017 yılında 150 bin kişinin işe alınacağına yönelik işsizlik beklenti anketini değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Hollande, "Benden sonra gelecek cumhurbaşkanına aldığımdan daha iyi koşullarda bir ülke bırakıyorum." dedi.

Halefinin ülkeyi daha da iyi bir düzeye çıkarmasını arzuladığını ifade eden Hollande, beş yıldır yapılanların bozulmaması gerektiğini belirtti.

Hollande, ilk turu bu pazar yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde net olarak hangi adayı desteklediğini belirtmese de aşırı sağcı Ulusal Cephe (FN) Partisi lideri Marine Le Pen ve aşırı solcu Jean-Luc Melenchon'a oy verilmemesini istiyor.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani'den ABD'ye 'Suriye' eleştirisi

İran Cumhurbaşkanı Hasan RuhaniABD'nin Suriye'de rejime ait hava üssünü vurmasını eleştirdi.

Başkent Tahran'da düzenlenen "Direniş Ekonomisi ve Köylerin Kalkınması Konferansı'nda konuşan Ruhani, ABD'nin Suriye rejimine ait hava üssünü vurmasına "Kendi karar veriyor, kendi uyguluyor." diyerek tepki gösterdi.

Esed rejiminin elinde kimyasal silah olmadığı iddiasını Birleşmiş Milletlerin (BM), 2 sene önce Esed'in elindeki kimyasal silahları aldığını açıklamasına dayandıran Ruhani, "Esed'in elinde kimyasal silah kalmadığına göre bu silah nereden geldi?" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Ruhani, "Bu konuda Amerikalıların başında ve aralarında bulunmadığı uluslararası tarafsız bir araştırma komisyonu kurulmalıdır." diye konuştu.

Fransa'da cumhurbaşkanı adaylarının 'açık oturum' sınavı

Fransa'da cumhurbaşkanı seçimlerine katılacak olan ve anketlerde en fazla şans verilenler arasında yer alan 5 aday, televizyonda canlı yayınlanan açık oturumda kozlarını paylaştı.

TF1 kanalındaki tartışmaya aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi lideri Marine Le Pen, bağımsız aday Emmanuel Macron, merkez sağdaki Cumhuriyetçi Parti adayı François Fillon, Sosyalist Parti adayı Benoit Hamon ile radikal solun adayı Jean-Luc Melenchon katıldı.

Adayların, yaklaşık 3,5 saat süren açık oturumda ekonomi, eğitim, göç, göçmenler, güvenlik, asayiş, laiklik ve tesettür mayosu konularındaki hararetli tartışması damgasını vurdu.

Tartışma sürerken düzenlenen bir anket ise seçmenlerin açık oturumda Macron'u "en inandırıcı aday" olarak gördüğünü ortaya koydu.

BFM kanalının anketine göre, bu konuda seçmenlerin yüzde 29'u Macron'u, yüzde 20'si de Melenchon'u ilk iki sırada gösterdi. Fillon ve Le Pen'in yüzde on dokuzar beğenilme oranını yakaladığı sıralamada, Hamon yüzde 11 ile sonuncu oldu.

Vaatler

Tartışmada Avrupa Birliği karşıtı görüşlerini yineleyen aşırı sağcı Le Pen, seçilirse ülkeye hiçbir şekilde göçmen almayacağı vaadinde bulundu ve Schengen sınırlarında yine kimlik kontrolü başlatacağı sözünü verdi.

Le Pen, bazı belediyelerin plajlarda tesettür mayoya getirdiği yasağa destek verdi, Macron ve Melenchon ise karşı çıktı.

Küresel ısınma tehdidine dikkati çeken Melenchon, seçildiği takdirde nükleer enerji santrallerini kademeli olarak kapatacağını vadetti.

Hamon, istihdamın artırılmasına önem vereceğini taahhüdünde bulundu. Macron da iş dünyasında yatırımların artırılması için daha esnek kurallar getireceğini söyledi.

Fillon ise alım gücünü artırmayı ve sosyal kesintileri düşürmeyi planladığını aktardı.

Cumhurbaşkanı seçiminin ilk turu nisan ayında gerçekleştirilecek. Bu turda hiçbir adayın yüzde 50'nin üzerinde oy alamaması halinde mayısta ikinci tur yapılacak.

Fransa’da Cumhurbaşkanı adayına soruşturma

Fransa Ulusal Mali Suçlar Savcılığı, Cumhurbaşkanlığı seçimi için merkez sağ parti Cumhuriyetçilerden aday olan François Fillon hakkında adli soruşturma açılmasına karar verdi. 

Konu ile ilgili ön soruşturmayı yürüten savcılık, yaptığı yazılı açıklamada, üç sorgu hakiminin söz konusu adli soruşturmayı yürüteceğini bildirildi.

Adli soruşturmanın, "kamu kaynaklarının kötüye kullanılması, kurumsal varlıkların suistimali, bu suçların gizlenmesi ile nüfuzu kötüye kullanma ve görev ihlali" suçlamasıyla açıldığı bildirildi.

Savcılık, geçen hafta Fillon’un eşi ve çocuklarıyla ilgili iddialara ilişkin açılan ön soruşturmada, Fillon'un talebine rağmen takipsizlik kararı alınmayacağına karar vermişti. 

Savcılık, Fillon’un eşinin 8 yıl süreyle mecliste hiç çalışmadan “danışman” sıfatıyla 900 bin avro maaş aldığı ve siyasetçinin iki çocuğuna Senatoda iki yıl süreyle hiç çalışmadan yine “danışman” sıfatıyla 84 bin avro maaş ödendiği iddiaları üzerine ön soruşturma başlatmıştı.

İhvan'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür

Mısır'daki Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "İhvan'ı terör örgütü olarak görmediğini" belirttiği açıklamalarını memnuniyetle karşıladı.

İhvan Rehberlik Konseyi Başkan Yardımcısı İbrahim Munir, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'a övgü ve teşekkür" başlıklı açıklamasında, medyanın teşkilata ve ideolojisine yönelik karalama kampanyası yürüttüğü bir dönemde Erdoğan'ın bu açıklamalarını duyduklarına işaret etti.

Erdoğan'ı "milyonlarca mazluma bakan lider" şeklinde tanımlayan Munir, Cumhurbaşkanı'nın Suudi Arabistan'ın El-Arabiya kanalına verdiği mülakatta, "İhvan'ı bir terör örgütü olarak görmüyorum. Çünkü İhvan-ı Müslimin silahlı bir örgüt değildir. İhvan-ı Müslimin bir düşünce örgütüdür." yönündeki açıklamalarından övgüyle söz etti.

Munir, "Erdoğan'ın takındığı bu adaletli ve açık tavır, güçlü, ilkeli ve insaflı tutum benimseyen bir lider için garip değil. Bu, ezilenlerin haklarını destekleyen, onurlu bir hayat ve özgürlük için mücadelelerinde halklara yardım eden, her yerde insan haklarının yanında duran Türkiye için de şaşılacak bir durum değil." ifadelerini kullandı.

Aliyev, eşi Mihriban Aliyeva'yı cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atadı

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Aliyev'in, Mihriban Aliyeva'yı anayasanın ilgili maddeleri gereği "cumhurbaşkanı birinci yardımcısı" görevine atadığı bildirildi.

Azerbaycan'da 26 Eylül 2016'da yapılan referandumla anayasada bazı değişiklikler yapılmıştı. Seçmenlerin yüzde 86,6'sının "evet" oyu kullandığı referandumla, "cumhurbaşkanı birinci yardımcılığı" ve "cumhurbaşkanı yardımcıları" makamlarının oluşturulmasını karar verilmişti.

Yeni anayasaya göre bu makamlara atamalar ve görevden almalar cumhurbaşkanı tarafından gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanının olmadığı durumlarda tüm yetkileri, dokunulmazlık hakkına sahip cumhurbaşkanı birinci yardımcısına geçecek.

Fransa cumhurbaşkan adayı Fillon: Saklayacak hiçbir şeyimiz yok

Fransa'nın başkenti Paris'te miting düzenleyen  merkez sağın cumhurbaşkanı adayı François  Fillon, cumhurbaşkanlığı seçimine 3 ay kala hakkında asılsız iddialar ortaya atıldığını belirtti. Eşi Penelope Fillon hakkındaki iddiaları yalanlayan Fillon, "Eşim en başından beri yanımda. Saklayacak hiçbir şeyimiz yok. Penelope üzerinden beni vurmaya çalışıyorlar. Bana saldıracaksanız eşimi rahat bırakın. Gayet sağlamım. Hiçbir şeyden korkum yok." ifadelerini kullandı.

Fransız Le Canard Enchaine gazetesi, Penelope Fillon'un, eşi François Fillon'a 1998'den itibaren "danışmanlık" yaparak haksız yere maaş aldığını öne sürmüştü.

Mediapart internet sitesi ise Fillon'un 2005-2007 yılları arasında senatör olduğu dönemde yardımcılar için ayrılan bütçeyi zimmetine geçirdiğini iddia etti. Sitenin haberinde Fillon'un yardımcılara verilecek 25 bin avroluk bütçeyi başka senatörlerle paylaşarak kullandığı öne sürüldü. Haberde ayrıca Fillon'ın konuyla ilgili soruşturma açılan 2009 yılında başbakanlık görevinde bulunması sebebiyle hakkında inceleme yapılmadığı belirtildi.

Fillon hakkında adli bir soruşturma açılması halinde adaylıktan çekileceğini duyurmuştu. Fillon'un partisi Cumhuriyetçiler'in ise cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili bir alternatifi bulunmuyor. Fillon'un sözcüsü Thierry Solere, France 24 kanalına yaptığı açıklamada "Masada şu anda başka bir seçenek yok." ifadesini kullandı. Ön seçimlerde ikinci olan Alain Juppé ise Fillon'un çekilmesi halinde onun yerine aday olmayacağını açıklamıştı.

Fillon hakkındaki iddialar, cumhurbaşkanlığı adaylığı konusundaki popülerliğinde düşüş yaşanmasına yol açmıştı. Odoxa araştırma şirketinin son yaptığı ankete göre, Fillon hakkında olumsuz fikre sahip olanların oranı yüzde 61'e yükselirken, bu rakamın kasımda yüzde 46 olduğu kaydedildi.

Hamon: Bu akşam sol başını yukarı kaldırdı ve yüzünü geleceğe döndü

Sosyalistlerin cumhurbaşkanı adayının belirlendiği ön seçimi kazanan Benoit Hamon da Fransa sol kesimi bir araya getirmeye başladığını belirterek, "Bu akşam sol başını yukarı kaldırdı ve yüzünü geleceğe döndü. Ülkemizin modern ve yenilikçi bir sola ihtiyacı var. Tarihimizde yeni bir sayfa açmalıyız." diye konuştu.

Sosyalistlerin tarihte bir araya gelerek başarılı olduğuna dikkati çeken Hamon, eski Cumhurbaşkanı François Mitterand ve eski Başbakan Michel Rocard'ın solu bir araya getirerek siyasette başarılı olduklarını hatırlattı.

Ön seçimde ikinci olan eski Başbakan Manuel Valls ise sol seçmenin seferberlik içinde ve uyanık olmaya devam etmesi gerektiğini söyledi. 

Dünya siyasetinde yükselen popülizm tehlikesine işaret eden Valls, "Popülizmin yükselişi ve Donald Trump'a verilen bir Amerika ile karşı karşıyayız. Marine Le Pen'in Fransa'nın yüzü olmasını ve François Fillon'un sosyal modelimizi bozmasını reddediyoruz. Bu konuda endişemi saklamıyorum. Sağda olduğu gibi solda da siyasi çözülmeye neden olan mikroplar var." ifadesini kullandı.

Sosyalist Partinin (PS) düzenlediği ön seçimin ikinci turunda oy verme işlemi yerel saatle 19'da biterken, ülke genelinde yaklaşık 1 milyon 100 bin oyun kullanıldığı 7 bin 530 sandıktan 4 bin 322'sinde oy sayımı tamamlandı.

Ön seçimler için hazırlanan resmi internet sitesinden açıklanan verilere göre Hamon, oyların yüzde 58,65'ini alırken, eski Başbakan Valls yüzde 41,35 oy alarak ikinci sırada yer aldı.

Eski Ekonomi Bakanı Hamon ilk turda yüzde 36,03 oyla birinci olurken, Valls yüzde 31,48 oyla ikinci olmuştu. Adaylardan yüzde 17,52 oyla 3. olan Arnaud Montebourg, Hamon'a destek verdiğini açıklamıştı. 

Pages

Subscribe to RSS - cumhurbaşkanı