Dunhuang ve Dünya Mirası olmak…

Çin'de yaşadığım için Türkiye'de 2012 Çin Kültür Yılı nedeniyle açılan Dunhuang sergisini çok istememe rağmen görememiştim. Ancak sergi vesilesiyle hazırlanan özel kitabı büyük dikkatle okuma, kitaptaki fotoğrafları inceleme imkânım oldu.

"Dunhuang'ın Renkleri: İpek Yolu'na Açılan Büyülü Kapı" adlı sergide üç büyük mağaranın aynı ölçülerdeki yapımının reprodüksiyonu, 28 parça duvar resmi, 21 adet heykel, 250 parça küçük rölyef, 10 adet eski müzik aleti, tuğla sanatı eserleri, sutralar ve mağara sanatları yapımında kullanılan malzemeler yer aldı. 15 metrelik uzunluğu ve tonlarca ağırlığıyla Nirvana'daki Yatan Buda serginin en dikkat çekici heykeliydi. Sergi, Türk basınında da büyük yer buldu ve Dunhuang'n büyüsünü Türk sanatseverlere yaşatmış oldu. Serginin düzenlenmesindeki en büyük pay ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nden Prof. Caner Karavit'in.

Prof. Karavit, ayrıca Dunhuang ve Budizm ile ilgili zengin bir içeriğe sahip özel kitabı da hazırlayan isim.

Yıllardır Çin resim sanatı üzerine çalışıyor ve Türkiye'de çok az bilinen Çin kültürünü, Çin'deki kültür miraslarını hem Türk akademi çevresine hem de halka tanıtıyor.

Buradaki uzmanlarla görüşürken, uluslararası işbirliğinden söz ederken Caner Hoca'nın isminin muhakkak geçtiğini hatırlatmakta fayda var.

Muhteşem Mogao Mağaraları

Dunhuang Mağaraları olarak da anılan Mogao Mağaraları (莫高窟; Mògāo kū) İpek Yolu üzerindeki stratejik bir noktada bulunuyor. Mogao Mağaraları denince 492 tapınaktan müteşekkil ve 1600 metre uzunluğunda bir mağara topluluğu anlaşılıyor.

İlk mağara, Le Zun adlı bir Budist rahip tarafından 4. yüzyılda açılmış, daha sonra 4 ila 14. yüzyıllar arasında mağaraların inşası sürmüş. Mimari, resim, heykelcilik ve tarih açılarından eşsiz bir hazine olan Mogao Mağaraları, farklı dönemlerin özelliklerini yansıtıyor.

Duvar resimlerinin yanı sıra, mağaralardan çıkarılan belge ve sutralar, farklı dönemlerdeki inançlar, fikirler, siyasi mücadeleler, toplumlar arası ilişkiler, Çin ile diğer ülkeler arasındaki etkileşim, sosyal hayat, gelenekler, üretim teknikleri, kıyafetler ve savunma sistemleri hakkında bilgi veren benzersiz bir arşiv...

Mağaraları kültürel ve turistik bir öğe olarak günümüze taşıyan arkeolojik çalışmalar ise 20'nci yüzyılın başına dayanıyor.

1900 yılında Taocu rahip Wang Yuanlu, Budist sutraların yer aldığı mağarayı buluyor. Mağarada, muazzam bir akademik değere sahip 50 bin orijinal yazma ve farklı dillerden kopyalar bulunuyor. O dönem, Qing Hanedanı yönetimine hâkim olan kaos sebebiyle bu hazine gereken ilgiyi göremiyor. Tabii, haberi alan yabancılar vakit kaybetmeden bölgeye geliyor. İngiliz, ABD'li, Fransız ve Japon araştırmacılar bu hazinenin peşine düşüyor.

Akademinin rolü kritik

Dunhuang Mağaraları'nı bugün gezip görebiliyorsak, buradaki eserler itinayla muhafaza ediliyorsa, bunu Dunhuang Araştırmaları Akademisi'ne borçluyuz.

1944 yılında kurulan akademi, 60 senedir hem mağaraların korunması hem içerideki eserlerin teşhiri hem de ilgili akademik çalışmalara yön veren kurum konumunda.

Dunhuang Araştırmaları Akademisi Koruma Enstitüsü Başkanı Su Bomin, kendini buradaki çalışmalara adamış. Dunhuang ile yatıp onunla kalkan Su Bomin, 20 yıldır burada. Bu sürede yaşanan tüm değişikliklere kendi gözleriyle şahitlik etmiş.

Su Bomin, Mogao Mağaraları'nı koruma çalışmalarında karşılaşılan başlıca sorunun hava koşullarındaki değişiklikler ile ziyaretlerin yoğunluğunun hem mağara hem de içindeki resimlere verdiği zarar olduğunu söylüyor.

Sorunları çözmek için çaba harcadıklarını belirten Su, bazı mağaralarda kırık ve çatlaklar bulunduğunu, sorunlar karşısında bilimsel araştırmalar yürüttüklerini ifade ediyor.

Mogao Mağaraları'nın korunması için turistlere farklı rotalar izletiliyor, böylece mağaralarda yoğunluğun önüne geçiliyor. Mağaraların içlerindeki karbondioksit oranı değişikliği de sürekli izleniyor.

Alınan tedbirlerden bir diğeri de mağaraların bulunduğu bölgeye yürüme mesafesindeki sanal müze. İçinde yer alan 4D sinema salonu, hem ziyaretçilere mağaralarla ilgili derin bilgiler veriyor, hem de duvar resimlerinin gerçek renkleriyle görülmesini sağlıyor. Henüz bu ayın başında açılan müzenin ardından mağaraları gezen turistlere görüşlerini sorduğumuzda, bu benzersiz deneyimden çok memnun kaldıkları, sanal müzenin çok etkileyici bir rehber niteliğinde olduğu cevabını aldık.

Turist sayısı yükseliyor

Dunhuang'a giden turist sayısı her geçen gün yükseliyor.

Fakat, Mogao Mağaraları'nı ziyaret eden yabancı turist sayısı, toplamın içinde 1000'de 6'lık yer tutuyor.

Su Bomin, geçen sene Mogao Mağaraları'na yurt içi ve yurt dışından yaklaşık 800 bin turist geldiğini, Dunhuang'daki otel ve lokanta kapasitesinin daha fazla turisti ağırlamak için yeterli olduğunu ifade ediyor.

Çinli yetkili, her senenin temmuz, ağustos ve eylül aylarında turist sayısının zirveye ulaştığına dikkat çekiyor ve yabancı turistleri özellikle bu üç ay dışındaki günlerde Dunhuang'a çağırıyor.

Dunhuang'ın tarihini yansıtan müze

Mogao Mağaraları hakkında bilgi edinebilmek için gezilmesi gereken bir başka yer de Dunhuang Müzesi.

1979 yılında kurulan müzede 4 binden fazla tarihî kalıntı bulunuyor. Mogao Mağaraları'ndan (17'nci mağara) çıkarılan sutralar, Dunhuang'ın tarihi ve Mogao Mağaraları'na dair bilgi veren eşsiz belgeler niteliğinde.

Müzede sutraların bulunduğu bölümün haricinde, Han, Tang, Jin ve Sui dönemlerine ait kültürel kalıntıların sergilendiği bölüm ve ipek, demir ve bronz eşya ile silâhların yer aldığı bölüme büyük önem atfediliyor.

Müzede dikkat çeken parçalardan biri de kazılardan çıkartılan paralar. Arap ülkeleri ve Pers İmparatorluğu'nun yanı sıra çeşitli ülkelere ait paralar müzede göze çarpıyor. Farklı dönemlerden farklı medeniyetlere ait paralar, hem Çin ile diğer ülkeler arasındaki ticari ve kültürel değiş tokuşun, hem de Dunhuang'ın İpek Yolu üzerindeki stratejik bir nokta oluşunun ispatı...

Eklemekte fayda var: Şu an müzede inşa hâlindeki bir kısım ise Dünya Mirasları için ayrılmış.

Mogao Mağaraları, 1987 yılından bu yana Dünya Mirasları Listesi'nde bulunuyor. 2014 itibarı ile İpek Yolu'nun da Dünya Mirasları arasına girmesiyle bu hat üzerindeki Majishan Dağı Mağaraları, Bingling Tapınağı Mağaraları, Suoyang Kent Kalıntıları, Xuanquanzhi Kalıntıları ve Yumen Geçidi de listeye girmiş oldu.

Dunhuang Müzesi'nde yeni yapılan bölümde de başta Xuanquanzhi Kalıntıları olmak üzere, bu noktalar hakkında ayrıntılı bilgi verilecek.

 

Dünya Mirası olmanın getirdiği sorumluluk

Dünya Mirası demek, yalnızca bu eserin, doğal güzelliğin veya kültürün tüm dünyaca kabul gören bir miras olduğu anlamına gelmiyor; bunun çok daha ötesinde, söz konusu mirası korumanın tüm dünyayı ilgilendirdiği, bu konuda tüm insanlığa bir sorumluluk yüklediği anlamına geliyor.

Nasıl Türkiye'deki kültürel, doğal ve tarihî miraslar, beni olduğu kadar bir Çinliyi de ilgilendiriyorsa, en azından ilgilendirmeliyse, Çin'deki miraslar da beni çok yakından ilgilendiriyor.

Kültürel ve tarihî eserler açısından şöyle bir çelişkili durum var.

Bir yandan, bu mirasınızı tüm dünyayla paylaşmak, bunu bir turistik gelir kaynağına dönüştürmek istiyorsunuz; diğer yandan ise bu miras, daha çok ünlendikçe, daha fazla turist çekmeye başladıkça, en başta koruma çalışmaları olmak üzere birçok açıdan yeni zorluklar sizi bekliyor.

Bu, oraya hayatını oradaki çalışmalara adayan uzmanlar açısından daha da karmaşık bir durum.

Dunhuang Araştırmaları Akademisi'nden Su Bomin'e cevabını merak ettiğim bu soruyu yöneltiyorum. Çinli yetkili, kendi vazifelerini artıracak olmasına karşın, kişisel olarak Mogao Mağaraları'nın dünyadaki konumunun yükselmesini, çeşitli ülkelerden turist çekmesini ve turistlerin bu güzel duvar resimlerini yerinde görmelerini arzuladığını belirtiyor. Su Bomin, bu konuda çalışan biri olarak her türlü sorunu çözmeye ve koruma çalışmalarını sürdürmeye hazır olduklarını dile getiriyor.

Add new comment

Filtered HTML

  • Web page addresses and e-mail addresses turn into links automatically.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Lines and paragraphs break automatically.

Plain text

  • No HTML tags allowed.
  • Web page addresses and e-mail addresses turn into links automatically.
  • Lines and paragraphs break automatically.